İNDOCHİNA (2004)
İstanbul - Tayland - Kamboçya - Vietnam - Laos - Malezya - Singapur - İstanbul
54 gün (12 şubat 2004 / 06 nisan 2004 ) uçak +otobüs+uçak
Rota :
İstanbul - Bangkok (Tayland) - Siemriep (Kamboçya) - Phnompenh (Kamboçya) -Sihanoukville (Kamboçya) –
Saygon / Ho Chi Minh City ( Vietnam ) - Nha Trang - Hoı An - Hue - Hanoi – Halong körfezi – Vien Tiane ( Laos )
Luang Prabang - Pakbeng - Huay Xai – Chiang Rai (Tayland)- Chiang Mai – Bangkok – Koh Tao (ada) Koh samui
(ada) Krabi - Phuket (ada) – Hat Yai Penang adası / Georgetown (Malezya) - Kuallalumpur -Singapur – Bangkok –
İstanbul
12/şubat/2004 ( İst. / havalimanı )
Günler öncesi meteorolojinin duyurduğu ; İstanbul’un karla kaplanacağı tahmini tuttu. Öğlen öncesi başlayan tipi şeklindeki kar
yağışı şiddetini hiç kaybetmeden sürdürdü. Televizyon başına geçip yol ve hava durumunu izlemeye başladım.
Planladığım gezinin İstanbul- Bangkok THY uçuşu akşam 21:45 ‘ de ve ortalık karla doldu, rüzgar şiddetli. Saat 18:00 gibi Faruk
geldi Tamer’i de alıp yola çıktık. Uçuş bordun da uçak rötarlı gözüküyor.
Bilet bagaj işlemlerini halledip merakla beklemeye koyulduk. Birkaç uçuş iptal edilmiş ve kar Şiddetini hiç kesmedi. Saat 20.00
civarı biniş kapısına girdim. Bir saat on beş dakika gecikmeli olarak uçağa alındık. Uçağın içerisinde de bekleyiş devam etti. 2 kez
uçağın kanatlarına buzlanma için işlem yaptılar. Uzun bir bekleyişten sonra saat 20:00 gibi, yani uçağa bindikten 3 saat sonra pilot
anonsla pist başı yaptı. Heyecanlı bir kalkışla havalandık.
İzleyeceğim rota Bangkok da vize işlerimi halledip hemen Kamboçya’ya geçmek. Oradan Vietnam,Laos yapıp tekrar kuzey Tayland’da
giriş yapıp, gezerek güney Tayland dan Malezya’ya geçip , Singapur yapıp Bangkok dan İstanbul’a dönmek.
13/şubat/2004 1. gün (Bangkok Khaosan road)
10 saatlik uzun ve sıkıcı bir uçuştan sonra (sigarasız) Bangkok havalimanına indik. Çıkış işlemlerini halledip kendimi dışarı attım ve
2 sigara arka arkaya yaktım. Hava odluca sıcak, -2 dereceden 30 dereceye geçtim. Ucuz otellerin bulunduğu (Khaosan) turist bölgesine
gitmek için tıka basa dolu – hepsi gezgin- otobüse bindim. Hava sıcak ve trafik berbat. Uzun, uzun bekleyişlerle caddeye geldik. Acayip
kalabalık, bir kaç yere oda sordum dolu. Akşam üzeri ve caddeye yemek tezgahları kurulmuş, mis gibi kokular burnuma geliyor.
Caddenin sonuna doğru bir oda buldum. Kız 5 usd diyip fiyatı indirmiyor (oda 2 yataklı), yarın sana 3 dolara 1 oda verebilirim dedi. Peki.
Caddenin girişinde bir pankart asılı, 11 – 15 şubat sevgiler günü eğlenceleri diye, yani odalar bundan dolayı dolu. Oda anahtarını alıp,
çantayı bırakıp üzerimi değiştirip caddeye indim. 2 paralel caddeyi turlayıp birkaç seyahat acentesine uğrayıp Laos vizesi için bilgi aldım.
Pazartesi hallederiz dediler.
Laos vizesini alıp hemen rotaya başlayacağım.
Bir büyük meyve suyu içtim. Yemek tezgahlarında genelde balık, tavuk ve sanırım domuz eti yapmaktalar. Pek iştahım yok uçakta doyurdular.
Yalnız tavada kızartılarak yapılan üzerine çikolata dökülen hamur arası muz kızartması yedim, çok da güzeldi.
Odaya dönerken marketten bir büyük bira aldım. Onu içerken uyumuşum. Saat 24:00 geçe kalktım,şuan saat 02 :30 bunları yazıyorum.
Laos vizesi için pazartesini beklemem gerek. Yarın uzun bir gezinti yapacağım.
14/şubat/2004 2. gün (Bangkok)
Öğlene doğru uyandım. Nehir kenarına doğru yürümeye başladım. Hava sıcak ve nem fazla, trafik yoğun.
Büyük tapınağın yanından yürüyüp bir çarşı içine girdim. Buradan nehir kenarındaki bir iskeleden bilet aldım. Ama bu tekne – daha çok sala
benziyor- karşı kıyıya geçiyormuş. Nehir boyunca tur yapan ekspres bot iskelesini bulup bota bindim. Bot nehir boyunca gezinti yaparak –botta
anlatım yapan bir rehber ile- son iskelede indim. Bangkok da bir nevi kanallar şehri, çünkü nehir kolları şehir içerisine kanallar oluşturmakta
ve nehir kenarında yer, yer nehir üzeri tahta evler bulunmakta.
Buradan yürüyerek Çin mahallesine gelip ara sokaklarda dolaştım.
Tekrar indiğim noktaya geri dönüp bota binip başladığım yere döndüm. Çeşit, çeşit yiyecek satan tezgahlar var. Bottan indiğimde bir
çöpe takılı bir deniz mahsulünü yiyemeden atmıştım. Fakat bu kavrulmuş çekirgeler güzel gözüküyor , ulan denesem mi. Ben yine bol,
bol meyve yemeye devam edeyim. İskelenin burası çok renkli, uzun bir süre burada vakit geçirip caddeye dönmek için yürümeye başladım.
Ulusal müzenin bahçesinde yerel halk dansları gösterisi vardı. 1,5 saat izleyip yine bir cadde boyunca yürüyerek büyük bir parka geldim.
Taylı gençler kızlı erkekli toplanmış müzik çalan gurubu dinlemekte. Yani sevgililer günü partisi.
Hava karardı otelin bulunduğu caddeye döndüm. Bir tuk tukcu yanıma yaklaştı. Şu meşhur tay masajı yapılan solanlardan birine
götürebileceğini söyledi. Bende merak etmiyor değilim, peki dedim ve anlaştık. 15 dakikalık bir yoldan sonra salonun olduğu sokağa
geldik. 4-5 salon yan yana. Beni kendi anlaştığı yere soktu. Biraz pazarlıkla anlaşıp odaya çıktım. Meşhur masaj 2 saate yakın sürdü.
İnsan bayağı relax oluyor ! Sevgiler günü , barlar ve sokak acayip kalabalık. Kaldığım pansiyonun caddeye bakan kafesine oturup bende bir
büyük bira söyledim. Geleni geçeni seyrederek biramı içtim.
Bangkok’u şimdilik sevdim renkli ve hareketli bir şehir. Saray ve tapınaklar çok hoş bir mimariyle yapılmış. Tekrar buraya döndüğümde
detaylı olarak şehri gezeceğim. 1 mayısa dönüş biletim var. Umarım param ve vaktim yeter. Aslında istediğim Burmayı da gezmek,
ama bu ülke karadan giriş vermemekte. Para ve zaman yeterse gezebilirim.
Saat gecenin 02: 00 si pencereden cadde gözükmekte. Dışarısı ana baba günü. Sanırım sabaha kadar sevgililer gününü kutlayacaklar.
Bu günü çok iyi bilirdim….
Yarın Laos vizesi için pasaportu verip, Kamboçya için otobüs bileti alacağım. Bir terslik olmasa Salı günü yoldayım.
Yol videoları Diğer geziler sayfanın devamı >>>>>
Mail : necmi@necmitoraman.com