İNDOCHİNA (2004)
İstanbul - Tayland - Kamboçya - Vietnam - Laos - Malezya - Singapur - İstanbul
54 gün (12 şubat 2004 / 06 nisan 2004 ) uçak +otobüs+uçak
Rota :
İstanbul - Bangkok (Tayland) - Siemriep (Kamboçya) - Phnompenh (Kamboçya) -Sihanoukville (Kamboçya) –
Saygon / Ho Chi Minh City ( Vietnam ) - Nha Trang - Hoı An - Hue - Hanoi – Halong körfezi – Vien Tiane ( Laos )
Luang Prabang - Pakbeng - Huay Xai – Chiang Rai (Tayland)- Chiang Mai – Bangkok – Koh Tao (ada) Koh samui
(ada) Krabi - Phuket (ada) – Hat Yai Penang adası / Georgetown (Malezya) - Kuallalumpur -Singapur – Bangkok –
İstanbul
07/mart/2004 24. gün (Halong Körfezi)
1 minibüsle, 3,5 saatlik yolculuktan sonra körfez e vardık. Hava kapalı ve serin. Küçük bir restoranda öğle yemeği alıp tekneye bineceğimiz
limana geldik. Ortalık turist kaynıyor.
Toplam 11 kişi orta boy bir tekneye bindik. Orta kat oturma yerleri üst kat açık teras. Tekne limandan ayrılıp adalar bölgesine doğru yol almaya
başladı. Ve yavaş yavaş hepsi birbirinden farklı anıt gibi kayalar belirmeye başladı. Manzara harika, birazda hava açık olsa çok net bir görüntü
olacak. Bu körfezde 3 000 yakın bu kireç kayalarından varmış ve koruma altında. İlk durağımız bir mağara, ama çok enteresan değil yani
sarkık ve dikikler o kadar ilgi çekici değil. Gezdiğim en iyi meğer Türkiye’deki Balıklaya mağarasıydı. Dev soğan oluşumları vardaki ve
sanırım dünyadaki sayılı oluşumlardan.
Tekrar tekneye binip adalar arasında harika manzaralar eşliğinde zik zaklar çizerek gezinmeye başladık. Alt tarafta oturmuş manzarayı
izlerken yanıma bir kız geldi ve tanıştık. Adı Kathy imiş , Avustralyalı, oda 2 gece 3 günlük tura katılmış. Konuşkan ve sevimli cana yakın bir kız.
Benim İngilizce berbat, o devamlı konuşuyor bir şeyler anlatıyor, bende pür dikkat onu anlamaya ve cevap vermeye çalışıyorum. Bir müddet
sonra üst güverteye çıktım, sigara içerken rehber çocuk yanıma gelip otelde mi kalmak istersin yoksa teknede mi diye sordu. Birazdan Cat Ba
adasına varacağımızı ve çoğunluğum adayı tercih ettiğini söyledi. Bende ada dedim. Adaya gelip tekneden indik. Kathy ve birkaç kişi teknede
kaldı. Galiba ben salaklık yaptım, ulan kalsana teknede.
Küçük bir minibüsle limandan otele geldik. Otel deniz kenarında güzel bir otel. Gel gelelim oda dağıtımda beni başka bir Vietnamlıyla
aynı odaya vermeye kalktılar. Bende rezervasyonumun tek kişilik olduğunu ve fark verdiğimi söyleyip kabul etmedim. Resepsiyondaki
kadın ısrarla başka oda veremeyeceğini söyleyip duruyor. Bende elimdeki kağıdı gösterip söyleniyorum. Restoranı gösterip orada
yatacağımı söyledim. Biraz sonra rehber çocuk birkaç telefon edip işi halletti. Üst katta manzarası harika bir oda verdiler.
Sahilde biraz yürüyüp, bira içip yattım.
08/mart/2004 25. gün (Halong Körfezi)
Kahvaltıdan sonra Kathy ve diğerleri – 1 gecelik olanlar- otele geldi. Bu sefer limandan daha küçük bir tekneye bindik.
Sabah uyandığımda pencereden gördüğüm manzara harikaydı. Yüzlerce tekne koya demirlemiş ve enteresan bir görüntü oluşturmuşlardı.
Küçük tekneyle, büyük teknenin giremediği adacıklar arasında rüya gibi bir gezinti yaptık. Hava bugün daha güzel, adalar daha net izlenebiliyor.
Bu arada Kathy ile sohbetimiz iyice derinleşti. Bazı arkadaşları Türkiye’yi gezmişler ve çok hoşlarına gitmiş. Özellikle İstanbul, ve tabi ki
Kapalı çarşı. Ara sıra bana çok güzel güldüğümü ve gözlerimin, kaşlarımın güzel olduğunu söylemekte. Bende ona çok arkadaşça biri
olduğunu söyledim.
Teknenin kenarına oturup başladık adaları bir şeylere benzetmeye. Kedi, köpek,kuş, fil, insan yüzü ve öpüşen kayalar.
Bir köyü ziyaret etmek için kıyıya yanaşıp, orman içerisinden 2 km.lik bir yürüyüşle köye geldik. Küçük şirin bir köy. Tarla üzerinde süzülerek
daireler çizen kartalı izlemek oldukça keyifliydi. Öğlen yemeğini burada alıp tekrar tekneye geri döndük. Adalar arasında Kathy ile sohbet
ederek kalacağımız otele geldik. Turda, ben,Kathy, Kanadalı bir kız ve Fransız bir kız 4 kişi kaldık. Odaya çıkıp biraz dinlenip yemek için
aşağıya indim. Verilen vakitten 10 dakika geç inmişim ve diğerleri masada beni beklemekte. Çünkü yemeklerde, yemek masaya geliyor
ve herkes tabağına servis yapıyor. Bu kültür Uzakdoğu yemek kültüründe var.
Diğer 2 bayanlar yemeklerini bitirip masadan kalktılar. Kathy ve ben masada yalnız kaldık. Birer bira daha içip bizde dışarı dolaşmaya çıktık.
Ay, dolunay şeklinde. Bir aşağıya bir yukarıya dolanıp, limanda biraz oturduk.
Otele girişte 2 dondurma aldım. Onun odasının bulunduğu kata çıkıp terasında hiç konuşmadan gecenin sessizliğinde dondurmaları yedik.
09/mart/2004 26. gün (Başkente dönüş)
Sabah erkenden büyük tekneye transfer, bugün dönüş günü.
Başka bir gurupla birleşip aynı tekneye bindik. 12 kişiyiz. Hava açık ve sıcak, son gün kıyağı. Yine adacıklar arasında gezinerek
limana yoluna koyulduk.
Kathy ile beraber birer sabah çayı içtik. Bana bir ara, gece odaya döndükten sonra ah keşke bir olsaydı diye düşündüğünü söyledi.
Ben üst güverteye çıkıp, arka tarafta oturup adaları izlemeye koyuldum. Bir ara Kathy yanıma geldi. Bana bu akşam Hanoi’de beraber
yemek yiyelim mi diye teklifte bulundu, buda benden olsun dedi. Adada biraları ve dondurmayı ben ısmarlamıştım. Benimin için zevk
olur dedim..
O aşağıya inip uyudu, bende yukarıda kalıp güneşlendim. Ve bir ara yunus balıkları tekneyle yarışmaya başladılar, izlemesi keyifliydi.
İnişe yakın yanıma gelip bana bir kafe adresi yazıp 19:30 da orada olmamı istedi. Tekneden inip öğlen yemeğini yiyip başkente
dönmek için minibüse bindik. En arkaya oturduk. Onun biraz midesi bulandı, yemekte yemedi. Başını omzuma yaslayıp öylece uyudu.
Minibüsten inip kaldığımız bölgeye doğru yürümeye başladık, onu kaldığın otelin köşesinde bırakıp bende otelime döndüm.2 saat vaktim var.
Bu arada Laos için yarına bilet almıştım, ben yarın sabah biliyordum, meğer akşam 19:00 daymış. Bu da iyi oldu.
Biraz dinlenip, biraz heyecanlı olarak duş alıp, tıraş oldum. Kafamda düşünceler, otelden dışarı çıktım. Maillerimi kontrol edip,
birkaç mail yazdım. Köşedeki kaldırım biracısına gidip, 2 bardak birayı hızlı bir şekilde içtim.
Yolda olmayı, uzak diyarlarda olmayı, sadece anı düşünmeyi, hafif olmayı, uçamasam da kanatlarımın olmasını, seviyorum…..
Kafeyi bulup içeri girdim. Kathy gelmiş, ve oda cin tonikle başlamış. Lüx ve çok hoş bir bir yer. İçeri kısımdaki minderli yere geçtik.
Yemeği o seçti. 2 güzel börek ve kocaman bir kase mantarlı brokoli yemeği. O da az yedi , bende.
Birer içki daha içip kalktık. Güzel bir geceydi.
Gezi fotoğrafları
Yol videoları
Diğer
geziler
sayfanın devamı >>>>>