
   
İran-Pakistan-Hindistan-Nepal ( Doğunun
renklerine yolculuk )
52 gün karayolu ile 16/Şubat/2003 -08/Nisan/2003
Rota :
İstanbul -
Ağrı-İranı-Mako-Tahran-İsfahan-Zahedan-Taftan-Quetta-Lahor-Armistar-Delhi-Agra
Varanasi-Katmandu-Cihtwan-Pokhara-Delhi-Jaipur-Jaiselmer-Pushkar-Udaipur-Jodhpur
Bombay-Goa-Bombay-Armistar-Pakistan-İran-İstanbul
05/Mart/2003
18. gün ( KATMANDU )
Pastahaneden çeşitli pastalar alarak, birazda
abartarak, otelin terasında harika bir kahvaltı ile
güne başladım.
Katmandu'nun tarihi ve bir çok tapınağı barındıran Durbar meydanına
gittim. Harika bir yer, sanki
tarih sahnesi, birbirinden güzel tapınaklar, şirin dükkanlar, güler güzlü
Nepal halkı.
Bunları otelin terasında yazıyorum, cici bir kuş cinsine elimden ekmek
yedirmekteyim, gözleri ve gagası
sarı, tüyleri siyah beyaz, şehrin kuşları bile sıcak kanlı.
Meydandan rişka ile tepedeki tapınağa çıktım, burası da harika bir
tapınak, maymunlarla bayağı samimi
olduk. Budizim'de Nirvana'ya ulaşmak var, yani ruh tekrar,tekrar dünyaya
gelmeyip sonsuzluğa ulaşmakta.
Tapınağın göğe doğru uzun bir kubbesi var ve alt tarafın dört bir yanında
Buda'nın gözleri bulunmakta, yani
Buda her an halkı gözetlemekte. Hemen en alt duvarda dua silindirleri
bulunmakta, içeri giren halk bu
silindirleri çeviriyor, bende bir tur attım.
Thamel meydanına dönüp çarşıda gezinmeye başladım, bir tezgahta fil
heykeli için pazarlığa başladık
ben bir ara hesap makinesini çıkartıp hesap yapmaya başladım satıcı çocuk
şöyle bir teklif yaptı "hesap
makinesiyle fili takas yapalım dedi" bende olur dedim. Satıcı çocuklar
Türk milli takımını ve Galatasarayı
iyi biliyorlar ama Türkiye'nin nerede olduğunu bilmiyorlar, Durbar
meydanındaki genç çocuklarda bilmiyorlardı.
Asya'daki Unesco'nun koruma altındaki büyük milli parklarından Chitwana'na
gitmek için bir seyahat
acentesine uğradım, 2 gece 3 gün tam pansiyon,yol ve tüm aktiviteler
dahil, bunlar orman safari, fil safari
nehirde kano gezintisi, fillerle nehirde banyo, kuş izleme dahil toplam 50
$ biraz benim için fazla ama tek
boynuzlu gergedan ve Bengal kaplanı görme şansımızda var.
Akşam üzeri çarşıda dolaşmaya başladım kendime dostlarıma bir şeyler aldım
bakalım çantaya nasıl
sığacaklar, daha 1 ay bu çantayla beraberim inşallah yırtılma falan olmaz.
Akşam yemeği için yine Momo yemeğe gittim, 2 de büyük tuborg içtim.
Lanet olası buralarda bile aklıma geliyorsun, bakalım nereye kadar sürecek
?
Aldığım viskiyi de bitirdim kafam iyi oldu, Ozan'ım
aklıma geliyor, İstanbul'da saatin kaç olduğunu
bulup Ozi'nin neler yaptığını düşünüyorum.
Çıkıp bir şişe viski daha alacağım.
06/Mart/2003 19. gün ( KATMANDU )
Kahvaltı
için otelden dışarı adımımı atar atmaz bir tamirci çocuk ayakkabıları
göstererek tamir
edebileceğini söyledi, sağ sandaleti cengelli iğne ile tutturmuştum
nasılda gördü hergele,sağlamda dikti.
Bugün Katmandu'ya yakın Patanı gezmeyi düşünüyorum. Aslında birazda
gevşedim, hızlı tempodan
sonra Katmandu beni rahatlattı.
Bir rişkacı gözüme kestirip Patana gitmek üzere yola koyulduk, ara
sokaklardan uzunca bir yolculuk
yaparak tarihi meydana geldik, burası da harika yine olağan üstü tahta
işlemeli tapınaklar, harika sokaklar
diğer çıkışın orada bilet sordular, bilet almadan girmiştim ne bileyim
ben, o zaman dışarı dediler bende
tamam dedim zaten her yeri gezmiştim ama rişkacı öbür tarafta kaldı, geliş
gidiş anlaşmıştık çarşının
arkasından dolanarak rişkacıyı buldum beni dönüşte Durbar meydanına
bırakmasını söyledim, meydanı
biraz dolaşıp bir tapınağın en üst tarafına oturup geleni gideni
seyretmeye başladım,yanıma gençler ve
satıcılar geldi onlarla da anlaşabildiğimiz kadar muhabbet ettik, bir
Nepallı gençle bilek güreşi yaptık
"o Turko strong" diye söylendiler.
Çarşıya dönüp şu satıcı çocukla bu sefer küçük cep radyosuna karşılık bir
maskı takas yaptık.
Birde bez üzerine haşhaş çeken sadu resimleri aldım, bunlar çok hoşuma
gitti. Terastayım sinema
afişi değişmiş Titanik oynuyor herhalde yeni gelmemiştir 2. gösterim
falandır.
Odaya gelip biraz dinlendim, maalesef çanta ful doldu ve ağırlaştı, büyük
havluyu oteldeki arkadaşa
verdim, bu arada bana yarın Himalayalar'ı görmeye gideceğim Nagarkot için
yer ayarladı, bir gece
kalıp tekrar Katmandu'ya döneceğim.
Akşam yemeği için bir restoran seçip girdim, mönüden rast gele bir çorba
ve yemek söyledim,koca bir
kase çorba geldi içi makarna, et, sebze ve soğan dolu afiyetle içtim,
biraz sonra yemek geldi, aman Allahım
çorbanın susuzu aynı şeylerden yapılma ve koca bir tabak, tabi ki
yiyemedim.
Otelin terasına dönüp bir demlik çay söyledim, çayı yudumlarken ara sıra
gördüğüm bir adam yanıma
oturdu "nerelisin ? nerelere gideceksin?" gibi muhabbetten sonra asıl
konuya geldi "uyuşturucu ister misin ?"
"sadece sigara içerim" dedim.
sayfanın devamı >>>>>
Gezinin
ilk sayfası
Gezi fotoğrafları
Diğer
geziler
Ganj çalgıcılar video
izlemek için tıklayınız
Hindistan Nepal Video slayt için tıklayınız
- - - - - - -
Mail :
necmi@necmitoraman.com |