Toros Expresi (yataklı vagon) ile Güneydoğu gezisi günlüğü
23 Eylül 2001 / 05 Ekim 2001


İstanbul-Gaziantep-Şanlıurfa-Mardin-Diyarbakır-Batman-Siirt
Bingöl-Tunceli-Elazığ-Malatya-Adıyaman-Kahramanmaraş-Gaziantep-İstanbul
 


10.gün 02 Ekim Salı

Adıyaman müzesini gezip çok merakla beklediğim Nemrut dağı turu için Kahta'ya doğru yola çıktım.
Bu turu yapmak için ya özel dolmuş tutmak gerekiyor, bu benim için oldukça pahalı, yada otellerden
tur oluşmasını beklemek. Bir kaç otele sorduktan sonra İrfanın otelinde saat 12:00'de bir gurup
yakaladık. Bu arada bir yanlışta gece Adıyaman'da kalmamdı,aslında burada Kahta'da kalabilirdim.
Dolmuş geldi, ben, iki rehber,bir İngiliz ve bir Brezilya' lı turu başladık. İlk durak Karakuş tepesi,
burada Kommagene kralı Mithradates'in annesinin, kız kardeşinin gömülü olduğu mezar tümülüsü
yani bir nevi aile mezarlığı. Tümülüsün kenar kısımlarında 9 m. uzunluğunda dört adet dor nizamında
sütun var, sütunların üzerinde boğa, aslan, kartal ve tokalaşma sahnesinin olduğu kabartma ve heykeller
var. Aslan yerden gelen, kartal havadan gelen kötülükleri korumak içinmiş.

Yolda yine petrol kuyularını ve işlendiği tesisi görmek mümkün. Yol üzerindeki krallığın yazlık olarak
kullandıkları yeri gezip Cendere köprüsüne geldik. Köprü Kahta çayının em dar yerine inşa edilmiş.
Tek kemerli 92 iri taş dan yapılma. Suyun içinden karşı tarafa yürüyerek geçtim, su buz gibi harika.
Nemrut dağının yüksekliği 2150 m., köprüden sonra bayağı bir tırmandık.

 

Bizim yaptığımız bu tur
güneşin batış turu, yani doğuş turunu yakalamak için geceden tura katılmak gerekiyormuş.
Bol virajlı bir o kadarda güzel bir yolculuktan sonra tümülüsün altındaki dinlenme tesisleri vardık,
hava iyicene soğudu, burada çay molası verip 500 metrelik bir tırmanıştan sonra doğu terasındaki
heykellerin bulunduğu alana vardık. Tabi turda iki rehber bulunması benim için bayağı iyi oldu.
Doğu terasında taht üzerinde sıra halinde oturmuş ihtişamlı tanrı heykellerini görüyorsunuz, sırası ile
ANTİOCHOS, APOLLON, FORTUNA-KOMMAGANE, ZEUS, HERAKLES ve aslan, kartal
heykelleri, gerçekten muhteşem bir görünüş.


Güneşte yavaş, yavaş kızıllık vermeye başladı.


Batı terasında da doğu terasında olduğu gibi oturan tanrı heykelleri ile bunların yanında sadece değişik
olan tanrı ANTİOCHUS'UN diğer tanrılarla tokalaşmasını gösteren kabartma bulunmakta. Rehber
arkadaşlardan birinin anlattığına göre buranın uydudan fotoğrafı çekilmiş, yani tümülüs altındaki mezarın
kroki çıkarılmış, gerekli ödenek ve izinlerden sonra bu mezar ortaya çıkarılacakmış.
Güneş uzaktaki dağın arkasına düşmek üzere, ortalık iyice kalabalıklaştı. Müthiş bir kızıllık ortalığı
sardı ve güneş dağın arkasına düştü.


Aşağıda iki bardak sıcak çaydan içtikten sonra dönüşe geçtik. Bu arada güneşin battığı ters
istikametten ay dolunay olarak yükselmeye başladı, harika bir manzara. Öğlen saat 12:00 gibi başlayan
tur akşam saat 20:00'de bitti. Bu gece Kahta' dayım. Otelde Brezilya' lı ve rehber arkadaşla biraz sohbet
ettikten sonra bayağı yorgun halde yattım.

11.gün 03 Ekim Çarşamba


Kahramanmaraş otobüsüne binip yola koyuldum. Bu gezeceğim sonra şehir. Yolda biber tarlaları,
toplanmış ve kırmızı birer halı gibi kurutulmak üzere yol kenarlarına serilmiş. Şehir merkezini
gezip eski çarşıya giriyorum. Çarşıda kulağa hoş gelen bakır ustalarının çekiç sesleri ve bakır eşya
satan mağazalar, tek tük kalmış semerci ustaları , yaşları geçkin, biraz muhabbet edip bir kaç resim
çektim. Kaleyi gezip Gazi Antep'e dönmek için şehir merkezine geliyorum, bir külah da Maraş'ın meşhur
dordurmasının tadına bakıyorum.


Gaziantep'de merkezde bir otele yerleşiyorum, sanırım kaldığım en kötü otel. Resepsiyonda Kahta'da
aynı katta kaldığım turist, oda odayı almış çıkmak üzere, selamlaştık.
Çantayı bırakıp yemek, yemek ve çay içmek için dışarı çıkıyorum. İstanbul'daki bekleyenlere hediye
almak için biraz dolaştım.


Yarın şehir müzesinde Zeugma mozaiklerini gezeceğim. Saat 14:20 'de tren İstanbul'a hareket edecek,
yani dönüş yolculuğu yarın başlıyor.

12.gün 04 Ekim Perşembe


Sabah filmleri banyoya verip müzeyi gezmek için yürümeye başladım, müzeye yaklaşınca hemen
yanındaki inşaat gözüme ilişti, mozaikler için yapılan yeni müze inşaatı. Kazıdan çıkartılan mozaiklerden
6 veya 7 tanesi sergilenmekte, diğerleri müze deposunda yeni yapılacak binayı bekliyor.
Mozaikler büyüleyici ve oldukça büyük, uzaktan bakınca yağlıboya tabloyu andırmakta, yani o kadar
ince işlenmiş, insanı düşündürtmüyor değil, evinin tabanını bu muhteşem mozaiklerle döşetmek nasıl
bir zevk.


Tren hareket saatine daha çok var, müzeden çıkıp merkeze doğru yürüyorum, meydandaki havuz
kenarında parkta 1,5 saat kadar oturdum. Resimleri alıp gara doğru yürümeye başladım daha bir saat
var tren hala gelmemiş.5 no lu vagon 5nolu kompartımana yerleştim, tren kalabalık değil ve dönüş
yolculuğu başladı. Akşama doğru yemekli vagona geçtim ve bir bira söyledim, yavaş yavaş geriye doğru
düşünmelere dalıyorum,aslında kısa bir yolculuk oldu imkanlar, el verseydi en doğuya kadar çıkmak
isterdim. Van ,Ağrı, Kars, Erzurum ve diğer iller ,umarım seneye de buralara gelebilirim. Ne zaman
söylediğimi bilmiyorum ama şöyle bir laf etmiştim '' Gördüğün yer senindir '' evet tekrar söylüyorum
gördüğüm yerler artık benim. Biraları içtikten sonra erkenden yatmayı düşünüyorum.

13.gün 05 Ekim Cuma


Haydar Paşa'ya yaklaşıyoruz. Sirkeci tarafına geçmek için trene veda edip vapura biniyorum, yaşamın
hızlı, acımasız, çoğulcu, üst üstte, bencil, çıkarcı, ama bir o kadar da renkli, heyecanlı, düşündürücü,
mistik olan İSTANBUL' dayım.


AKILDA KALANLAR

* Yesemek' deki tahta kazlı, yeşil gözlü çocuk.
* Malatya'daki uzun saçlı kız.
* Trendeki biralar.
* Diyarbakır'daki silah sesleri.
* Zeugma mozaikleri.
* Harran'da yediğim çiğköfteler.
* Jivjin ve meyan kökü şerbeti.
* Urfa' daki kuş pazarı.
* Tunceli'deki çay molası.
* Gaziantep'deki otel.
* Siirt'deki ekmek arası yumurta.
* Mardin'nin sokakları.
* Bingöl'ün sessizliği.
* Yol karakolları.
* Kahta çayını yürüyerek geçmem.
* Kahraman Maraş' daki semer ustaları.
* Para hesapları, kilometre hesapları.
* Aldığım topaç, at boyun kolyesi.
* Kürt'çe kasetler.
* Kahta'daki otel.
* Ciğer yahni.
* Nizip'deki motosikletli gençler.
* Keban barajını gezememem.
* Birecik' de kalamamam.
* Adıyaman'da boş yere kalmam
* Hatay'a gidememem.
* Şırnak yolunun kapalı olması.
* Nasırlarımın azması, belimin ağrıması.
* Ozanı özlemem, çok sigara içmem.
* Hasan Keyfin güzelliği.
* Son 3 gün yıkanmamam.
* Bulduğum 250 bin lira.
* Bir yudumluk mırra, bir sarımlık tütün.
* Bazı geceler geçmişe gitmem.


Başa Dön   >>>>>
 

 

x00x