01/Nisan/2003 45. gün ( BOMBAY / ARMİSTAR TRENİ )

Bugün 1 Nisan memleketime bahar gelmiştir.
Öğlene kadar odada, eşyaları çantama yerleştirip biraz zaman geçirdikten sonra dışarı çıktım.
Bir otobüse bindim ve otobüs tesadüfen Bombay'ın en eski camisi Cuma mescidin oraya geldim. Müslüman
olduğumu söyleyip camiye girdim. Avluda geniş bir havuz ve içerisinde balıklar, mimari güzel ve olduğı gibi
beyaz taşlardan yapılma. Camiden çıkıp biraz ileride bir tapınağa geldim, fakat içeri gimek imkansız acayip
kalabalık. Çarşı içerisinde dolanıp hayvanat bahçesi ve hemen yanındaki Albert müzesine geldim.
Önce hayvanat bahçesine girdim, sıcaktan hayvanlar mayışmış bir köşede yatıyorlar. Müzeyi gezip,
bahçesindeki çimlerin üzerinde uzun süre oturdum.


Çantayı alıp istasyona geldim. Harekete 3 saat var, oturup milleti izlemeye koyuldum. Bu sırada yanıma
bir Hint' li oturup benle konuşmaya başladı, o kendi dilinde bana bir şeyler anlatıyor bende ona Türkçe
anlatıyorum, bir ara kendi biletini gösterip benim bilete bakmak istediğini söyledi. Bende bileti ona gösterdim.
Bana telaşlı telaşlı bir şeyler söyleyip, kalkıp gitmeye başladı. Bana da kalkıp gelmemi işaret ediyor. Beni danışmanın oraya götürüp adama bir şeyler söylemeye başladı, adamda dönüp bana anlattı. Ulan bileti aldıktan sonra doğru dürüst bakmamışım, yer numaram var ama yatak için yedekmişim. Bileti alırken kız bana bunu anlatmaya çalışıyormuş , hadi bakalım yol 2 gece, yataksız nede güzel geçer. Adam bana tren hareket etmeden önce asılacak listeyi kontrol dedi. Merakla listeyi beklemeye başladık. Liste geldi, benden önce Hintli genç fırladı, almışız yatağı. Hint' li gence teşekkür edip bir içecek ısmarladım.

2 gece trendeyim ve kalabalık bir öğrenci grubunun içine düştüm. Bayağı gürültü yapıp sesli sesli
konuşuyorlar, inşallah erken inerler.

02/Nisan/2003 46. gün ( BOMBAY / ARMİSTAR TRENİ )

Tam tamına 1900 km yolculuk yapacağım, en uzun yolculuğum bu olacak. Tüm gezi, tahmini 20 bin km
tutuyor. Dünyanın yarı çevresi.
Tren gene neşeli ve kalabalık, bu son trenim, keyfini çıkarıyorum. Bol bol satıcılardan yiyecek içecek
alıyorum, yatağım en üstte, yatarak, uzanarak yolu bitireceğim. İçimde birazda burukluk var. Nasılda
alışmıştım, yarın sabah erkenden sınırda olup ve bu güzel ülkeye veda edeceğim.

03/Nisan/2003 47. gün ( SINIR/ LAHOR )

Saat 8 gibi sınıra ulaştım. Sınır henüz açık değil, defterimi çıkartıp bunları yazmaya başladım.
Sınıra gelirken minibüste gözlerim doldu ve birazdan bu ülkeden çıkacağım, sanki bu hüznü
havada anlamış gibi kapalı ve serin.
Çıkış işlemlerini yapıp Pakistan tarafına geçerken, arkamı dönüp uzun uzun son kez baktım.


Öğlen civarı Lahora geldim. Hemen Qeutta için otobüs bileti alıp şehri gezmeye çıktım. Büyük
bir cami ve meydana gidip uzun bir kuleye çıktım. Lohar' da oldukça pis ve düzensiz bir şehir.
Otobüsün yanına döndüm. Alt aksanların hepsini sökmüşler, koca bir tamirat var, yani bu otobüs
birazdan yola çıkmayacak gibi, merakla seyrettim. Tamiratta bitti ve kaptanın kapı önünde durup
binenlerin sırtını sıvazlamasıyla otobüse bindik. Tekbirler eşliğinde otobüs hareket etti ve uzun sıkıntılı
yolculuk başladı.
Molada çok lezzetli bir patlıcan musakka yedim, özlemişim.

04/Nisan/2003 48. gün ( QEUTTA/ TAFTAN )

Otobüsten inip kılı kılına son Taftan otobüsüne yetişdim. Otobüsün içi bir karış yine toz ve pislik,
gece yerlere yatakları serip bir güzel uyudular. Benimde canım çekmedi değil. Bu yolda dördüncü
gecem, daha 3 gece var.
Aklım Hindistan'da uyumuşum.

05/Nisan/2003 49. gün ( TAFTAN SINIRI / ZAHEDAN )

Çölde güneş doğdu ve sabah vakti köye ulaştık. Tuvalet faciasını yaşadığım motel gibi yere
geldim. Çeşmenin orada bir güzel kafayı ve ayaklarımı yıkadım. İçeride 4 tanede Japon var
onlarda İran'ı gezip Türkiye'ye gireceklermiş. Onlara biraz bilgi ve çantamdaki Türkiye haritasını
verdim ve sınıra doğru yürümeye başladım. Pakistan sınırını çıkıp İran'a giriş yaptım ve hemen
Tahran'a bilet almak için otogara gittim.
Savaştan dolayı olsa sık sık durdurulup kimlik ve çanta kontrolünden geçiyoruz. Özellikle
Pakistan'lılar daha sıkı aranıyor ve göze çarpan belirli yerlerde uçak savarcıların olması.
Yolda kayıt için bir yerde durduk, Trabzon plakalı bir tır, yanlarına gittim. İki kişiler, çay
içiyorlar, bana bir memleket çayı ikram ettiler. Hindistan'a gidip geldiğimi söyledim, "sen kafayımu
yedun" dediler.

06/Nisan/2003 50. gün ( TAHRAN/ MAKO )

Tahran'ın doğu garajında inip Mako için diğer otogara gittim. Lavaş ekmek peynirle karnımı
doyurup otogarın bahçesindeki çimenlere uzandım. Oturmaktan kıçım kemikleri sızlıyor ama pes
etmek yok 2 gece yolculuğum kaldı.

07/Nisan/2003 51. gün ( MAKO / AĞRI )

Hemen bir taksiye binip İran- Türkiye sınırına geldim. Sınır karakol girişindeki odada askerden
izin alıp üzerimdeki eskileri çıkartıp attım, resmen kokmaya başladım. İstanbul'a 1 gecem kaldı
ama acayip yoruldum, özellikle ayaklarım davul gibi ve sızlıyor.
Sınırı geçtim ve Türkiye'deyim. Başardım ve acayip duygular içindeyim. 51 gün önceki yere
döndüm, ama hala rüyada gibiyim.
Doğubeyazıt' da gelip İstanbul'a bilet aldım ve hemen bir pasta haneye girip haberleri izlemeye
başladım. Saddam Bağdat'ı teslim etmiş, yani Bağdat düşmüş. Amerikan askerleri şehri almışlar,
birde alt yazı geçiyor. Uzakdoğu'da sars paniği, ulan bu ne demek. Biraz sonra bir ölümcül hastalık
olduğunu öğrendim, iyi yırtmışız. Koca bir kahvaltı yapıp Faruk'a telefon ettim, yarın sabah
İstanbul'dayım.
Hava serin, otobüs hareket etti. 4 tane Çinli genç çocuk (molada sohbet ettik) İstanbul'a çalışmaya
gidiyorlarmış. Çok da sefil gözüküyorlar, yemekleri ben ısmarladım. Çin pasaportları var ama sanırım
Uygur bölgesindenler, fazla bir şey söylemiyorlar.
Gece geç vakitte kadar geçtiğimiz yerleri izledim ve malo da bol acılı bir mercimek çorbası içtim.


08/Nisan/2003 52. gün ( İSTANBUL )

Evdekilere telefon etmedim. Babam beni görünce şaşırdı, "insan bir aramaz mı" dedi. Hemen eve gittim.
Ozan bizde, anneme ses etmemesini söyledim ve odaya girdim. Beni gördü ve uzun bir süre yüzüme baktı, siniri hala geçmemiş.

Yaşamım boyunca kalbim hep Hint halkının ve Hindistan'ın yanında olacak, teşekkür ediyorum.

Gezinin tamamı için tıklayınız>>>>>>>


gezi fotoğrafları

DİĞER  GEZİLER

Necmi Toraman / 2003 ©

necmi@necmitoraman.com
http://www.necmitoraman.com
gezi günlüğünden.